EEG çalışması, şizofrenideki işitsel halüsinasyonları yanlış atfedilen içsel konuşmaya bağlıyor

Bilim
EEG study links misattributed inner speech to auditory hallucinations in schizophrenia
UNSW Sydney tarafından 142 katılımcı üzerinde yürütülen bir EEG çalışması, yakın zamanda işitsel halüsinasyon yaşayan bireylerin hayal edilen konuşmaya karşı artmış işitsel korteks tepkileri gösterdiğini saptadı. Bu bulgu, bazı halüsinasyon seslerinin yanlış atfedilen içsel konuşmalar olduğu hipotezini destekliyor.

Çalışmaya genel bakış

Katılımcılar ve yöntemler

Çalışmaya üç gruba ayrılmış 142 kişi dahil edildi: Son bir hafta içinde işitsel halüsinasyonlar deneyimlemiş şizofreni hastaları; son zamanlarda veya geçmişte hiç halüsinasyon yaşamamış şizofreni hastaları; ve şizofreni tanısı olmayan sağlıklı kontrol katılımcıları.

Katılımcılar elektroensefalografi (EEG) başlıkları taktı ve kulaklık aracılığıyla basit heceleri dinlerken, bu sesleri söylediklerini hayal etmeleri talimatını aldı (bildirilen örnekler arasında "bah" ve "bih" yer alıyor). Araştırmacılar, bu hayali konuşma görevleri sırasında işitsel işleme bölgelerindeki kortikal yanıtları ölçtü.

Bulgular

Son zamanlarda halüsinasyon yaşamamış şizofreni hastaları, diğer iki grup arasında orta seviyede yanıtlar verdi. Bu örüntü, beynin —genellikle eşlik eden deşarj (corollary discharge) olarak tanımlanan— tahmin mekanizmasındaki bir bozulmayı destekliyor; böylece içsel olarak üretilen konuşma, dış bir kaynaktan geliyormuş gibi yorumlanabiliyor.

Çıkarımlar

Araştırmacılar, sonuçların, yanlış atfedilen içsel konuşmanın işitsel sözel halüsinasyonlara katkıda bulunabileceğine dair bugüne kadarki en doğrudan deneysel kanıtı sunduğunu belirtiyor. Bu ölçüm, boylamsal çalışmalarda psikoza geçişi öngörebilirse potansiyel olarak psikoz riski için bir biyobelirteç görevi görebilir.

Yayın

Çalışmanın tamamı, "Corollary Discharge Dysfunction to Inner Speech and Its Relationship to Auditory Verbal Hallucinations in Patients with Schizophrenia Spectrum Disorders" başlığıyla Schizophrenia Bulletin dergisinde yayımlandı (21 Ekim 2025).

James Lawson

James Lawson

Investigative science and tech reporter focusing on AI, space industry and quantum breakthroughs

University College London (UCL) • United Kingdom

Readers

Readers Questions Answered

Q Hangi gruplar incelendi ve kaç katılımcı dahil edildi?
A 142 katılımcı üç gruba ayrıldı: son bir hafta içinde işitsel halüsinasyonlar yaşamış şizofreni hastası bireyler; son zamanlarda veya geçmişte halüsinasyon yaşamamış şizofreni hastaları ve sağlıklı kontrol katılımcıları. Katılımcılar EEG başlıkları takarak kulaklık aracılığıyla basit heceleri dinlediler ve bu sırada 'bah' veya 'bih' gibi sesleri söylediklerini hayal etmeleri istendi; araştırmacılar görev sırasında işitsel korteks aktivitesini ölçtüler.
Q Hayali konuşma görevi nasıl işledi ve ne ölçüldü?
A Katılımcılar EEG başlıkları taktılar ve kulaklık aracılığıyla basit heceleri dinlerken 'bah' veya 'bih' gibi sesleri söylediklerini hayal etmeleri istendi. Araştırmacılar daha sonra, içsel konuşmanın yüksek sesle söylenmediğinde beyinde nasıl temsil edildiğini değerlendirmek için bu hayali konuşma denemeleri sırasında işitsel işleme bölgelerindeki kortikal tepkileri ölçtüler.
Q Hayali konuşma tepkilerindeki grup farklılıkları hakkında temel bulgu neydi?
A Çalışma, son zamanlarda halüsinasyon yaşamamış şizofreni hastalarının diğer iki grup arasında orta düzeyde işitsel korteks tepkileri verdiğini, son zamanlarda halüsinasyon yaşayanların ise hayali konuşmaya karşı daha güçlü tepkiler gösterdiğini buldu. Bu model, beynin 'corollary discharge' (sonuç deşarjı) mekanizmasındaki bir bozulmayı destekleyerek, içsel olarak üretilen konuşmanın dış bir kaynaktan geliyormuş gibi yanlış nitelendirilme olasılığını artırmaktadır.
Q Bu ölçümün sonuçları ve potansiyel uygulamaları nelerdir?
A Araştırmacılar, sonuçların yanlış nitelendirilen içsel konuşmanın işitsel sözel halüsinasyonlara katkıda bulunabileceğine dair bugüne kadarki en doğrudan deneysel kanıtı sağladığını söylüyor. Hayali konuşma ölçümü, boylamsal çalışmaların psikoza geçişi öngördüğünü göstermesi durumunda psikoz riski için potansiyel bir biyobelirteç görevi görebilir; bu da yüksek risk altındaki bireylerin daha erken teşhis edilmesini veya izlenmesini sağlayabilir.

Have a question about this article?

Questions are reviewed before publishing. We'll answer the best ones!

Comments

No comments yet. Be the first!